Üst göz kapaklarında zamanla oluşan deri fazlalığı, yüzün olduğundan daha yorgun ve ağır görünmesine neden olabilir. Bazen kişi kendisini dinlenmiş hissetmesine rağmen çevresinden “Yorgun musun?” sorusunu sık duymaya başlar. Bunun nedenlerinden biri üst göz kapağındaki deri fazlalığıdır.
Üst göz kapağı estetiği, yüz ifadesini daha canlı hale getirmek için sık uyguladığım cerrahi işlemlerden biridir. İşlem çoğu hastada, lokal anestezi altında yaklaşık 25–30 dakika sürer. Üstelik ameliyat izini göz kapağının doğal katlantısına yerleştirdiğim için iyileşme tamamlandıkça izin fark edilmesi giderek güçleşir.

Üst Göz Kapağı Neden Yüzü Yorgun Gösterir?
Göz çevresi, yaşlanma belirtilerinin erken fark edildiği bölgelerden biridir. Üst göz kapağındaki deri zaman içinde esnekliğini kaybeder. Buna kaşların konumu, genetik özellikler ve yaşlanma süreci de eklenebilir.
Deri fazlalığı arttığında göz kapağının doğal kıvrımı kapanmaya başlar. Bazı kişilerde deri kirpiklerin üzerine kadar yaklaşabilir. Daha ileri durumlarda ise görme alanını dahi etkileyebilir.
Ancak benim için önemli olan yalnızca fazla deriyi çıkarmak değildir. Göz çevresinin doğal yapısını korumak gerekir. Gereğinden fazla deri veya yağ dokusu çıkarılması göz çevresinde yapay ve çukur bir görünüm oluşturabilir.
Bu nedenle üst göz kapağı estetiğini küçük bir ameliyat olarak görsem de planlamasını dikkatli yaparım.
Neden Yüzü Canlandırmak İçin İlk Önerdiğim İşlemlerden Biri?
Yüz gençleştirme denildiğinde her zaman büyük ameliyatları düşünmek gerekmez. Bazen yüzün yorgun görünmesine neden olan temel sorun göz çevresinde yoğunlaşır.
Özellikle üst göz kapağındaki deri fazlalığı kişiye sürekli yorgun, uykusuz veya olduğundan daha yaşlı bir ifade verebilir.
Bu nedenle uygun hastalarda üst göz kapağı ameliyatı, yüz ifadesini canlandırmak için ilk önerdiğim cerrahi işlemlerden biridir.
Buradaki hedef yüzü değiştirmek değildir. Kişinin kendi göz yapısını koruyarak daha açık ve dinlenmiş bir göz çevresi elde etmeyi tercih ederim.
Üst Göz Kapağı Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Üst göz kapağı estetiği uzun süren bir ameliyat değildir.
Tek başına uyguladığım üst göz kapağı ameliyatını çoğu hastada yaklaşık 25–30 dakikada tamamlarım.
Elbette süre kişinin göz kapağı yapısına ve yapılacak işlemin kapsamına göre değişebilir. Ancak standart bir üst blefaroplasti, estetik cerrahide nispeten kısa süren girişimlerden biridir.
İşlem sonrasında hastanede kalmak gerekmez. Hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilir.
Bununla birlikte günlük yaşama dönebilmek ile ameliyatın hiç belli olmaması aynı şey değildir. İlk günlerde hafif şişlik ve morluk görülebilir. Bunların büyük bölümü zamanla kendiliğinden azalır.
Üst Göz Kapağı Ameliyatında İz Kalır mı?
Hastalarımın en sık sorduğu sorulardan biri budur.
Her cerrahi keside olduğu gibi üst göz kapağı ameliyatında da bir kesi izi oluşur. Ancak burada önemli bir anatomik avantajımız vardır.
Kesiyi üst göz kapağının doğal katlantısına yerleştiririm.
Göz açıkken bu bölge büyük ölçüde katlantının içerisinde kalır. İyileşme ilerledikçe kesi hattı giderek daha az fark edilir hale gelir.
İzin olgunlaşması ise zaman ister. Bu nedenle ameliyattan hemen sonraki görünüm ile birkaç ay sonraki görünümü aynı şekilde değerlendirmemek gerekir.
Eriyen Dikiş Kullanıyorum
Üst göz kapağı ameliyatlarında eriyen dikişleri tercih ediyorum.
Böylece hastanın yalnızca dikiş aldırmak için ayrı bir işlem yaşamasına çoğu zaman gerek kalmaz.
Dikiş materyali ve kesi hattının doğru kapatılması önemlidir. Ancak izin nasıl iyileşeceğini yalnızca kullanılan dikiş belirlemez. Cilt yapısı, kişinin yara iyileşme özellikleri ve ameliyat sonrası bakım da sonucu etkiler.
Ameliyatsız Göz Kapağı Uygulamaları Aynı Sonucu Verir mi?
Bu konu son yıllarda hastaların en fazla merak ettiği başlıklardan biri haline geldi.
Üst göz kapağındaki temel problem belirgin bir deri fazlalığı ise ameliyatsız yöntemlerden cerrahi ile aynı sonucu beklemeyi doğru bulmuyorum.
Çeşitli cihazlar ve ameliyatsız uygulamalar cilt üzerinde belirli etkiler oluşturabilir. Ancak fazla deri dokusunu cerrahi olarak çıkarmak ile cilt yüzeyine uygulanan işlemler aynı mekanizmaya sahip değildir.
Bu nedenle belirgin üst göz kapağı deri fazlalığında blefaroplasti ile çok daha öngörülebilir ve belirgin sonuçlar elde ediyorum.
Ayrıca hastanın cerrahiden kaçınmak adına defalarca farklı uygulama yaptırması her zaman daha avantajlı değildir. Öncelikle sorunun ne olduğunu doğru belirlemek gerekir.
Her Göz Kapağı Düşüklüğü Fazla Deriden Kaynaklanmaz
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir.
Göz çevresindeki yorgun görünümün nedeni her zaman yalnızca üst göz kapağındaki fazla deri değildir.
Bazı kişilerde kaşların aşağı doğru yer değiştirmesi üst göz kapağında fazlalık varmış gibi bir görüntü oluşturabilir. Bazı hastalarda ise gerçek göz kapağı düşüklüğü, yani pitozis, söz konusu olabilir.
Bunlar birbirinden farklı durumlardır ve tedavileri de aynı değildir.
Bu nedenle muayenede yalnızca göz kapağına bakmam. Kaşın konumunu, göz kapağının açılmasını, deri fazlalığını ve göz çevresinin bütününü birlikte değerlendiririm.
Fazla Deriyi Çıkarmak Her Zaman Daha İyi Sonuç Vermez
Üst göz kapağı estetiğinde sık yapılan yanlışlardan biri, mümkün olduğunca fazla deri çıkarılmasının daha iyi sonuç vereceğini düşünmektir.
Ben bu yaklaşımı doğru bulmuyorum.
Göz kapağının rahat kapanabilmesi gerekir. Ayrıca göz çevresinin doğal hacmini korumak önemlidir. Gereğinden fazla doku çıkarıldığında göz çevresi doğal görünümünü kaybedebilir.
Bu nedenle ameliyatta “ne kadar çıkarılabilir?” sorusundan çok “ne kadarının çıkarılması gerekir?” sorusuna odaklanırım.
Üst Göz Kapağı Estetiğinden Sonra Günlük Hayata Ne Zaman Dönülür?
Üst göz kapağı estetiğinin önemli avantajlarından biri iyileşme döneminin genellikle rahat olmasıdır.
Hasta işlem sonrasında günlük yaşamına devam edebilir. Bununla birlikte ilk günlerde göz çevresinde şişlik ve bazen morluk oluşmasını normal kabul ederim.
İlk günlerde gözleri zorlamamak, kesi bölgesini korumak ve önerdiğim bakımı uygulamak iyileşmeyi destekler.
Sosyal yaşama dönüş süresi kişiden kişiye değişebilir. Çünkü morarma eğilimi ve ödem miktarı herkeste aynı değildir.
Sonuç Hemen Görülür mü?
Ameliyatın oluşturduğu değişiklik erken dönemde fark edilir. Ancak ilk günlerdeki ödem nedeniyle nihai sonucu değerlendirmek doğru değildir.
Şişlik azaldıkça göz kapağının yeni konturu daha net ortaya çıkar. Kesi hattı da zaman içerisinde olgunlaşır.
Ben üst göz kapağı estetiğinde en başarılı sonucu, ameliyat yapıldığı belli olmayan ancak kişinin daha dinlenmiş ve canlı göründüğü sonuç olarak değerlendiriyorum.
Üst Göz Kapağı Estetiği Kimler İçin Uygun Olabilir?
Üst göz kapağında belirgin deri fazlalığı bulunan kişiler bu ameliyat için aday olabilir.
Özellikle;
- üst göz kapağı katlantısı deri nedeniyle kayboluyorsa,
- gözler sürekli yorgun görünüyorsa,
- fazla deri kirpiklere doğru yaklaşıyorsa,
- göz makyajı yapmak zorlaşıyorsa,
- deri fazlalığı göz çevresinde ağırlık oluşturuyorsa,
muayene sırasında üst göz kapağı estetiğini değerlendirebilirim.
Ancak yalnızca yaşa bakarak ameliyat kararı vermem. Bazı kişilerde genetik nedenlerle daha erken yaşlarda belirgin deri fazlalığı gelişebilir.
Sık Sorulan Sorular
Tek başına yaptığım standart üst göz kapağı estetiği çoğu hastada yaklaşık 25–30 dakika sürer. İşlemin kapsamına göre süre değişebilir.
Genellikle evet. Üst göz kapağı ameliyatı uzun bir iyileşme dönemi gerektiren operasyonlardan biri değildir. Ancak ilk günlerde şişlik ve morluk görülebileceğini göz önünde bulundurmak gerekir.
Üst göz kapağı ameliyatlarında eriyen dikişler kullanıyorum. Bu nedenle çoğu durumda klasik anlamda dikiş aldırma işlemi gerekmez.
Kesiyi göz kapağının doğal katlantısına yerleştiririm. İlk dönemde kesi hattı görülebilir. Ancak iyileşme ilerledikçe iz giderek belirsizleşir ve doğal göz kapağı katlantısında saklanır.
Belirgin deri fazlalığı söz konusu olduğunda ameliyatsız yöntemlerden cerrahi ile aynı sonucu beklemiyorum. Üst blefaroplasti, fazla deriyi doğrudan çıkarmamı sağladığı için uygun hastalarda daha belirgin ve öngörülebilir sonuç verir.
Doğru planlama ile hedef bakışları değiştirmek değildir. Fazla dokuyu kontrollü şekilde azaltarak kişinin kendi göz yapısını ve doğal ifadesini korumayı tercih ederim.
Hayır. Kaş düşüklüğü ile üst göz kapağındaki deri fazlalığı aynı problem değildir. Bazı hastalarda her ikisi birlikte bulunabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde kaşın konumunu da değerlendiririm.
Yazar Hakkında
Op. Dr. Gökhan Özerdem, Antalya’da Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Yirmi beş yılı aşkın cerrahi deneyime sahip olan Op. Dr. Gökhan Özerdem; yüz gençleştirme cerrahisi, göz kapağı estetiği, kaş kaldırma, burun estetiği, meme estetiği ve vücut şekillendirme ameliyatları alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.
Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) ve Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği (ASPS) üyelikleri bulunan Op. Dr. Gökhan Özerdem, göz çevresi estetiğinde doğal yüz ifadesini koruyan, kişiye özel cerrahi planlamayı benimsemektedir.
İlgili Sayfalar
Göz çevresi estetiği hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz aşağıdaki sayfaları da inceleyebilirsiniz.
Bu sayfalarda ameliyat teknikleri, iyileşme süreci, sık sorulan sorular ve tedavi planlaması hakkında daha kapsamlı bilgiler bulabilirsiniz.
